Güno!

Günaydın, 🧿Bir17’nin sevgili okuyucuları. 🧿Bir17 ekibi olarak herkese sendromsuz günler diliyoruz. Hap bilgiler köşemiz için 5 dakikanızı rica ediyor ve kahvelerimizi siz sevgili okuyucular için havaya kaldırıyoruz. Bugün balıkların nasıl elektrik ürettiklerini konuşalım istiyoruz. Tabii ki sadece sizin için ve sadece size özel…🫵🏻

Balıkların elektrik üretebiliyor oluşları sizce de harika değil mi sevgili okuyucular? Bir yandan kafa karıştırıcı bir yandan da muazzam ilgi çekici bir durum. Balıkların elektrik üretebilmesi, doğanın en ilginç adaptasyonlarından biri. Elektrik üreten balıklar, bu yeteneklerini avlanma, savunma ve iletişim için kullanıyorlar. Mesela yılan balıkları deniz camiasında elektrik üretme yeteneğine sahip bir balık olarak biliniyor ancak bu konuda yalnız olmadığı çok az bilinen bir gerçektir.

Elektrikli yılan balıkları, avlarını sersemletmek için yüksek voltajlı elektrik darbeleri kullanırken, düşük voltajlı darbelerle de çevrelerindeki nesneleri görmek için bir tür radar sistemi kullanırlar. Bu düşük voltajlı elektrik darbeleri sayesinde balık, etrafındaki nesnelerin konumunu ve hareketini kolayca algılayabilir.

Yaklaşık 350 balık türü, elektrik sinyalleri üreten ve algılayan özel bir anatomik yapıya sahiptir. Bu balıklar, ürettikleri elektrik miktarına göre ikiye ayrılır. Bilim insanları ilk grubu, düşük elektrikli balıklar olarak sınıflandırır. Bu türler sadece kuyruklarının yakınındaki elektrik organlarıyla bir volta kadar elektrik üretirler. Balığın beyni, sinir sistemi aracılığıyla elektrosit isimli hücreden oluşan elektrik organına bir sinyal gönderir. Bu elektrositler normal şartlarda dışarıda pozitif, içeride negatif bir yük oluşturmak için dışarıya sodyum ve potasyum iyonları pompalar. Ancak sinir sinyali elektrosite ulaştığında iyon kapıları açılır ve pozitif yüklü olanlar hızla içeri girer. Böylelikle elektrositin dış yüzü negatif, iç kısmı ise pozitif yükle yüklenir.

Ayrıca bu balıkların güçlerinin sırrı, sinir sinyallerinin her hücreye aynı anda ulaşacak şekilde koordine edilmesinden ileri gelir. Bu da elektrosit yığınlarını seri bağlanmış piller gibi çalıştırır. Her birindeki minik yükler birbirine eklenerek birkaç metrelik bir elektrik alanı oluşturur. Balıkların derilerinin altında bulunan elektrik algılayıcı hücreler, onların bu elektrik alanındaki çevre ve diğer balıklardan kaynaklı değişimleri hissetmelerine katkı sağlar.

Mesela, elektrikli yılan balığında (electrophorus electricus) elektrik organları vücudunun büyük bir kısmını kaplar ve bu balık yaklaşık 600 voltluk elektrik üretebilir. Elektrikli Kedi Balığı (malapterurus electricus) ise Afrika'nın tatlı su nehirlerinde yaşar. 300 volta kadar elektrik üretebilir ve bu elektriği avlanmak için kullanır. Elektrik vatozları (torpediniformes) denizlerde yaşar. Vücutlarının yanlarında bulunan disk şeklindeki organlarla elektrik üretirler. Bu organlar, avlanma ve savunma amacıyla kullanılır.

Elektrikli balıklar hakkında bilgiler, antik çağlardan beri biliniyor. Ancak, bu balıkların elektrik üretim mekanizmalarının detaylı anlaşılması modern bilim sayesinde gerçekleşti. Eskiden balıkların elektrik şoklarının ağrıyı hafiflettiğine inanılıyordu. Bu sebeple de kullanılıyorlardı. Elektrikli balıkların elektrik üretim mekanizmaları, tıbbi cihazların geliştirilmesinde ilham kaynağı oldu. Örneğin, kalp pilleri ve diğer biyomedikal cihazlar, elektrikli balıkların elektrosit hücrelerinin çalışma prensiplerine dayanıyor.

Günümüzde araştırmacılar, elektrik üreten balıkların biyolojik elektrik üretim mekanizmalarını inceleyerek, bu prensipleri bitkiler üzerinde uygulamaya çalışıyorlar. Amaçları bitkilerin köklerinde elektrik üreterek, toprağın verimliliğini ve bitkilerin büyüme hızını artırmak.

Hayatın içindeki birçok şey hayret verici ve sürprizlerle dolu. Sizce de öyle değil mi sevgili okuyucular? Hiç görmediğimiz bir türün dahi yaşamımıza ne kadar çok katkısı var. Sizleri biraz bunları düşünmek üzere yalnız bırakıyoruz.

Bir sonraki hap bilgi köşesinde görüşmek üzere,

Maşallahınız bol olsun,

Bir17 Ekibi 🧿